God of War Hikayesinin Muhteşemliğini Gösteren 6 Kesit

God of War geçen senenin en iyi oyunlardan biri, kimine göreyse en iyisi, bundan en ufak bir şüphemiz yok. Zaten bu yüzden oyunu inceleme yazısında bol bol bol övdük. Hatta yetmedi, God of War‘ın neden geçen senenin en iyisi olduğunu anlattık. Şahsıma göre oyun, yıllar boyu konuşulmayı sonuna kadar hak ediyor.

Açıkçası beni bu düşünceye iten pek çok sebep bulunuyor. Bunlardan en önemlisi ise oyunun, nokta koyulmuş bir seriyi hayata geri getirmedeki başarısı. 2010 yılında piyasaya çıkan God of War III ile birlikte Kratos’un serüveni de nihayete ermişti. Geçtiğimiz sene çıkan God of War ise tamamlanmış hikayeye yerinde bir virgül koyarak, onu farklı bir boyuta taşıdı.

Kısacası son oyundaki hikayenin, God of War serisine olan etkisine olan etkisi oldukça büyük. Kratos ve Atreus’un, birbirlerini gram tanımayan baba-oğul ikilisinin yolculuk hikayesi, elde edilen başarının kilit taşı. Bu yazıda ise beğenimin odak noktası olan hikayedeki öne çıkan kesitleri bir araya getirdim. İşte God of War Hikayesinin Muhteşemliğini Gösteren 6 Kesit:

Bu arada yazı hazırlanırken zerre spoiler çekincesinin yaşanmadığının altını çizeriz.

İlk Görüşte Aşk: Geyik Avı

Bence ilk görüşte aşk var ve size varlığını kanıtlayabilirim. E3 2016‘nın en gözde yapımı hiç kuşkusuz God of War‘dı. Büyük bir coşkuya sebep olan tanıtım videosunda, uzun zaman sonra ilk kez Kratos‘u görüyorduk. Üstelik anti-kahramanımız artık yaşını almış bir babaydı. Atreus ile tanıştığımız kesitte baba-oğul birlikte geyik avına çıkıyordu. Biz ise izleyiciler olarak bu esnada God of War‘ın muhteşem görselliğine hayran kalmakla meşguldük. Kışın en güzel haline bürünmüş, epik İskandinavya atmosferi daha ilk görüşte kalbimizi çalmayı başarmıştı. Görselliğinin yanı sıra, oyunun hikayesiyle de etkileyici olacağının sinyallerini veren Geyik Avı sekansı bittiğinde ise şundan emindik: Kratos‘un babalık konusunda en ufak bir fikri yok.


Yeni Dünya Yabancı Bir Düşman: Baldur

Kratos‘un Olimpos’u yerle bir etmesine daha önceki üçlemede tanıklık etmiştik. Şimdi kahramanımız oğluyla beraber yeni maceraya atılıyordu. Karısının son dileğini yerine getirmek üzere, yabancısı olduğu bir dünyanın en yüksek zirvesine doğru yolculuğa çıkmak üzere hazırlanan baba-oğlu ise bir sürpriz bekliyordu: Baldur. Faye‘nin ölümünden haberdar olan ve bunun üzerine Atreus‘un peşine düşen Baldur, beklemediği şekilde Kratos ile karşılaşır. Her ne kadar Spartalı tanrının namını duymuş olsa da, Baldur ile Kratos ilk kez karşılaşıyordu. Bir köye iki tanrı fazla olduğundan ikili çok da iyi anlaşamaz. Yumruk yumruğa süren on dakikalık kavganın sonunda Kratos galip gelmiş olsa bile, biliyordu ki bu iş daha burada bitmemişti. Kahramanımız ilk kez intikam peşinde koşan bir avcıdan ziyade, oğluyla birlikte kovalanan avdı.


Blades of Chaos’un Geri Dönüşü

Oyunun en can alıcı noktasından biri olan Kratos‘un Blades of Chaos‘u geri alışı, hazırlanışı bakımından büyüleyici bir sahne. Öyle ki doğası ile çelişen Atreus, dövüş sırasında hasta düşer. Oğlu her saniye ölüme daha da yaklaşırken, Kratos ne yapacağını bilemez bir haldedir. Spartalı tanrıyı koca seridir ilk kez bu kadar endişeli görüyorduk. Kalbi ağzında atan kahramanımız büyük gururunu yenip, ettiği büyük yeminleri yutarak bir tanrı olan Freya‘nın kapısına dayanır. Freya, Atreus‘un hastalığının yayılmasını önler. Fakat oğlunu tamamen kurtarabilmek için Kratos Helheim’a giderek, The Heart of The Bridge Keeper’ı getirmek zorundadır.

Fakat Helheim‘daki serüvende eşi Faye‘nin hediye balta bir işe yaramayacaktır. Bu yüzden Kratos, geçmişini kabul etmek zorundadır. Eve yolculuğu esnasında hayatındaki en büyük pişmanlık ile yüzleşir: Athena. Kesitin zirve noktasında Kratos’un döşemenin altından Blades of Chaos’u çıkarken söylediği “Biliyorum canavarım. Ama artık senin canavarın değilim.” sözü ise karakterin yaşadığı gelişimi gözler önüne seriyor. Kratos artık intikam için öldüren bir anti-kahraman değil, aksine oğlunu kurtarmaya çalışan bir baba.


Annenin Feryatları: Baldur’un Ölümü

Baldur, bu oyunla birlikte serinin en özel karakterlerinden biri olmayı başardı. God of War‘da ana kötü olarak ön plana çıkan Baldur, oyundaki etkisini her daim hissettirmeyi başarıyor. Kratos ve Atreus yeri geldiğinde onunla mücadele ederken, yeri geldiğinde ise Baldur‘dan kaçmaya çalışıyor. Kısacası hikayenin merkezinde Baldur‘un yer aldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Dolayısıyla bu saatler süren mücadeleyi nihayete erdiren kavganın ayrı bir  önem taşıdığını iddia etmek yanlış olmayacaktır.

Fakat Baldur’un Ölümünü bu listeye sokan sebep, kavgadan çok kavgadan sonra yaşananlar ile alakalı. Zira kavgayı kazanan Kratos, oğlunun ricası üzerine Baldur‘un canını bağışlar. Baldur ise bunu fırsat bilerek annesini öldürmeye kalkışır. “Bu döngü artık sona ermeli, biz tanrılar bundan çok daha iyiyiz.” diyen Kratos ise Freya‘yı kurtarmak için Baldur‘u öldürür. Bu sahne Spartalı tanrının yaşadığı karakter gelişimini de gözler önüne sermektedir. Evladının ölümü sonrasında Freya‘nın feryadı ise God of War‘ın en etkileyici sahnelerinin arasında yer almaktadır.


Devlerin Kehaneti

Biz artık oyun bitmiş, son dileği yerine getirmek üzere Jotunheim’a girdiğimizi düşünürken, meğer Cory Barlog ve ekibinin farklı bir planı varmış. Zira tam ihtişamlı Devler Salonundan çıkacakken karşılaştığımız Devlerin Kehaneti, oyunculara küçük sürprizler yaşatıyor. Duvar resimleri sayesinde öğreniyoruz ki Faye gerçekte Devlerin Son Bekçisi Laufey‘dir. Ayrıca devler, Atreus ile Kratos‘un başından geçen serüveni çok öncesinden duvara işlemiştir. Atreus‘un devler tarafından “Loki” olarak anıldığını da öğrendiğimiz Devlerin Kehanetinde, en son tanık olduğumuz resim ise God of War hayranlarının, yüzleşmek istemediği bir geleceğe atıfta bulunuyor.


Yerine Getirilen Son Dilek

Bir yolculuğu güzel kılan en önemli detay, serüvene yarışır bir sondur. Bu yüzden listenin son sırasında Kratos ve Atreus‘un dağın zirvesine ulaştığı ve Faye‘nin küllerini savurdukları an yer alıyor. Kratos Devler Mezarlığının karşısına, geçmişindeki intikam peşinde koşan adamdan çok uzak bir halde çıkıyordu. Atreus artık doğasını öğrenmiş ve babasının hatalarından ders almıştı. Yolun başında birbirlerine son derece yabancı olan bu ikili, nihayetinde ayrılmaz bir baba-oğul olmuştu. Devler Mezarlığının ihtişamlı manzarası ve yükselen muhteşem müzik ile birlikte bu son an, God of War hikayesinin eşsiz parçası.