İncelemelerPC

Sunless Skies [İnceleme]

Bilinmezliğin ortasında heyecan dolu bir serüven

Bilinmezlik ve ötesine doğru korku ve heyecan barındıran bir yolculuğa çıkmak ilginizi çekiyor mu? O zaman tam da Sunless Skies sizler için biçilmiş kaftan. Oyun, bir avuç mürettebat ve buharlı bir lokomotif ile göklerde limandan limana koştuğunuz bir serüvene sahip. Özellikle oldukça garip hikayeleri ve çeşitli karakterleriyle Sunlees Skies son derece eğlenceli oyun.

Failbetter Games tarafından piyasaya sürülen Sunless Skies, yirminci yüzyılın başlarında Victoria Dönemi İngiltere‘sinde geçiyor. Buharlı bir geminin kaptanı olarak maceraya atıldığınız oyuna karakterinizi oluşturarak başlıyorsunuz. Karakterinizi oluştururken oyun sizden birkaç konuda kararlar vermenizi istiyor. Klasik cinsiyet, ad ve tip gibi soruların yanı sıra şair ya da papaz gibi uç seçenekleri seçebileceğiniz mesleğinize karar veriyorsunuz. Dahasında karakterinizin öne çıkan özelliğiyle ile beraber oyundaki nihai amacınıza da karar verdikten sonra oyuna başlayabilirsiniz.

Hikayenize, majestelerin biricik lokomotiflerinden “The Orphan“da ikinci kaptan olarak başlıyorsunuz. Mavi Deniz olarak adlandırılan bölgede çıkan çatışmalarda geminin kaptanı Lady Amelia Charity Whitlock ağır yaralı düşmüştür. Göreviniz ise geçici olarak yönetimine geçtiğiniz The Orphan‘ı, Newchester Limanı‘na sağ salim götürmektir. Ufak tefek badireleri atlattıktan sonra bu limana varıyorsunuz.

Limana varmanız ile birlikte Amelia Whitlock sizi son kez yanına çağırıyor. Gerekli düzenlemelerin yapıldığından bahseden Amelia, artık lokomotifin başına sizin geçtiğinizden bahsediyor. Ölmeden önce son dileği olarak bir kutu bırakan kaptanınız, bu kutuyu korumanızı ve başkente götürmenizi istiyor. Sunless Skies ise bu acı vefat ile birlikte tam anlamıyla başlıyor. Lokomotifin yeni kaptanı olarak The Orphan ile birlikte bilinmedik yerlere doğru yola çıkıyorsunuz.

Sunless Skies‘ın en güzel tarafı da oyuncuya bağımsız bir rota sunması. Kaptan olmanız ile birlikte ne yapacağınıza tamamen siz karar veriyorsunuz. Oyunun ana görevi olarak gözüken “Kara Kutu“yu başkente götürme gibi bir zorunluluğunuz yok. İsterseniz aynı limanda makul bir fiyata satabilir veya akademik çalışmanıza konu edebilirsiniz. Sunless Skies‘ın tercihlere bağlı ve liman liman değişen hikaye akışı oyunun en dikkat çeken detayı.


Yetim Bir Gemi: The Orphan

Kaptan olduktan sonra serüveniniz boyunca dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var. Kaptan olarak en büyük sorumluluğunuz lokomotif ve içerisindeki mürettebat. Hikayenin başında The Orphan, teknolojik olarak rakiplerinin gerisinde, biraz da yıpranmış durumda. Bu yüzden daha uzun mesafeler kat edebilmek ve zorlu tehlikelerin üstesinden gelebilmek için lokomotifin gelişimini ve bakımını göz ardı etmemelisiniz. The Orphan geliştikçe yolculuklarda daha keyifli hale gelecektir. Ayrıca yakıt ve erzak ikmali üzerinde durmanız gereken diğer bir konu. Özellikle de limandan ayrılırken deponuzda yeterli miktarda yakıt olduğuna dikkat edin. Yol üzerinde karşılaştığınız enkazlardan ya da rast geldiğiniz düşman gemilerinden yakıt elde etmek mümkün. Fakat uzun soluklu yolculukların ne getireceği bilinmez. Eğer yakıtınız biterse gemideki araç gereçleri yakmaya başlıyorsunuz ki bu durum sizi bir zaman daha idare ediyor. Fakat yoku da tüketince The Orphan diğer gemiler tarafından yağmalanacak bir enkaz haline geliyor.

Sunless Skies‘da lokomotif kadar mürettebat da değer vermeniz gereken bir detay. Maceranıza eşlik eden bu cesur adamların konforunu ağlamak, kaptan olarak birincil göreviniz.Tamamen takım ruhuyla hareket eden, fedakar mürettebatın huzurunu kaçırabilecek sadece iki şey var; korku ve açlık. The Orphan‘ı keşfedilmemiş, bilinmez yerlere sürdükçe tayfa da endişelenmeye başlıyor. Tehlikeli canavarlar, gizemli putlar derken grubunuzun korku seviyesi gittikçe yükseliyor. Söz konusu korku barı dolunca da mürettebat artık sizin insan olmadığınıza ve başlarına kötü işler açacağınıza kanaat getiriyor. Hal böyleyken de ansızın gelen bir ölüm sonumuz oluyor.

Bunu önlemenin en etkili yolu, limanlara uğradıkça tayfanın belli aktivitelere katılmasını sağlamak. Ayakları toprağa basarken neşe bulan mürettebat artık yeni tehlikeleri sorun etmeyecektir. Limanlarda kesenin ağzını açmanızı gerektiren diğer bir konu erzak alışverişi. Aslında Sunless Skies‘ta erzağı aynı yakıtta olduğu gibi serüven sırasında yağmalama şansınız var. Fakat talihsizlikler yakanızı bırakmazsa nihai açlık sizi bekliyor. Mürettebat, gemideki kemirgenlerin soyu tükendikten sonra bile birkaç günü açlık orucuyla geçirerek size sadık kalmaya devam ediyor. Ancak ölümler de başlayınca dayanamayan tayfa, isyan edip sizi kimsenin uğramadığı bir köşeye terk ediyor.

Kısacası geminin yakıtı bol, mürettebatın da karnı tok olduğu sürece Sunless Skies‘da yolculuklar oldukça keyifli geçiyor. Şartlar elverişli olduktan sonra rota tamamen size kalmış. İsterseniz limanlar arası ticaret ile uğraşabilirsiniz. Kısa mesafede küçük kâr oranlarıyla tehlikeden uzak bir hayat geçirebilirsiniz. İsterseniz de efsanelerde geçen hazinelerin peşine düşerek, akla gelmeyecek zorluklar karşılaşabilirsiniz. Oyun seçim yapmayı tamamen size bırakmış. Yapmanız gereken tek şey uğradığınız her liman ve şehirdeki dedikodulara kulak vermek. Tavernalardaki bir sarhoştan ya da çenesi düşük bir pazarcıdan önemli bilgiler edinebilirsiniz. Bunun için karadaki mekanlara belli sıklıklarla uğramalı ve oradaki insanlarla konuşmalısınız.

Ayrıca bu insanlardan geminize katılmak isteyenler de olacaktır. İçlerinden bazıları bir başka şehre gitmek üzere The Orphan‘da yolculuğa başlıyor. Diğerleri ise mürettebatın bir üyesi olarak lokomotife adım atıyor. Her iki durumda da bu insanlar, sıradan tayfaya göre size bonuslar sağlıyor. Söz konusu bu bonuslar yağmalardan daha kârlı çıkmanıza ve daha rahat bir yolculuk geçirmenize olanak sağlıyor.

Sunless Skies‘da maceranızı epik kılan ayrıntı ise oyunun muhteşem atmosferi. Hikayenin başından itibaren kendinizi koca bir bilinmezliğin ortasında buluyorsunuz. Oyundaki dünyanın nasıl bu hale geldiği gibi genel bir soruyu geçtim, ne yöne gitmeniz gerektiğini bile bilmiyorsunuz. Tarafı olduğunuz bir savaşın ortasında, bir yandan hayatta kalmaya çalışırken bir yandan da gerçeklerin peşine düşüyorsunuz. Her şeyi yavaş yavaş, hatalar yaparak ve en önemlisi de keşfederek öğreniyorsunuz. Oyun boyu devam eden bu öğrenme süreci, Sunless Skies‘ın yolculuk hissini artırmakla beraber oyunu da keyifli kılmış.

Aynı zamanda oyuna hakim olan karanlık tema, oyuncuyu tüm bu serüvenin içine çekiyor. İç savaşın ortasındaki şehirlerin viran hali atmosferi etkileyici kılıyor. Steampunk bir dünyadaki karakterlerin tasarımları da oldukça başarılı olmuş. Oyundaki gerilimi arttıran en önemli unsursa, Sunless Skies‘ın canavarları. Nereden çıkacağını tam olarak kestiremediğiniz fakat bir türlü hissettiğiniz tehlike, adrenalin seviyesini hep yukarılarda tutuyor. Yolculuğunuz en zahmetli ve keyifli anlarına kahraman olan bu yaratıklar oyunu bir üst seviyeye taşımış. Özellikle ürünü olduklarını hayal gücüne hayran kalmaktan kendimi alamadım bu canavarlar, oyunun en kuvvetli yanı.

Kısacası Sunless Skies, garip karakterleri ve hikayesiyle oldukça eğlenceli bir oyun. Bilinmezliğin ortasında serüven vaat eden yapımın sahip olduğu atmosfer ise harika. Günümüzde pek rastlamadığımız bir özgün tasarıma sahip Sunless Skies, hakkında çıkmış tüm övgüleri sonuna kadar hak ediyor. Oynarken saatlerin su gibi akıp gideceği bu oyunu kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.

Sunless Skies

Grafik - 8
Hikaye - 7
Oynanış - 7
Atmosfer - 9

7.8

Keşfetmenin tüm korku ve heyecanına sahip.

Özgün tasarımı ve enteresan karakterleriyle Sunless Skies etkileyici bir oyun. Hikaye zaman zaman tekrara düşse de kendine hayran bırakan bu oyuna kütüphanenizde yer ayırmalısınız.

Kullanıcı Puanı: İlk sen değerlendir !

Kubilay Koyuncuoğlu

Mahallenizin dost Gamist Editörü. Doğuştan Silivrili, soğuk sever. Oyunlar arası ayrım yapmaz, strateji oyunlarına bayılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Kapalı
Kapalı