İncelemeler

Sekiro: Shadows Die Twice [İnceleme]

Kaos dolu Japonya topraklarında, katanalı savaşlara hazır mısınız ?

Sekiro: Shadows Die Twice, artık hepimizin bildiği üzere Souls oyunlarının geliştiricisi From Software tarafından geliştirildi. İlk olarak 5 Şubat 2009‘da çıkartmış oldukları Demon Souls oyunuyla tanıdığımız oyun stüdyosu zor oyunları seviyor. İlk zorlandığım From Software oyunu olan Demon Souls‘da 2. veya 3. boss savaşında oyunu bıraktığımı itiraf ediyorum. Ardından ise Dark Souls üçlemesi ve ve PlayStation 4‘e özel olarakta Bloodborne adlı oyunlar zor oyun seven herkesi mest etti. Sekiro: Shadows The Twice oyunu ise geçtiğimiz yıl E3 2018‘de Microsoft Konferansında duyurulmuştu. Activision‘ın dağıtımcılığını üstlendiği oyun merakla bekleniyordu.

Öncelikle bilgisayar üzerinden deneyimlediğim Sekiro: Shadows The Twice oynarken ne kadar zorlansam da her ölümde oyunu kapatmak yerine içimde bir daha deneme isteği alevlendi.  Genelde oynadığım tüm Souls oyunları veya genel olarak From Software oyunlarını daha başlamadan bırakırdım. Bloodborne oyununda daha 2. boss ile savaşırken “daha fazla yapamayacağım” diyerek oyunu silmiştim. Yani aslında pek aram yoktur From Software oyunlarıyla fakat Sekiro: Shadows The Twice‘ın Dark Souls veya Bloodborne‘dan farklı bir oyun deneyimi sunduğunu içtenlikle söyleyebilirim.

Oyunun hikayesinden bahsetme vaktimiz geldi. Sekiro: Shadows The Twice Japonya’nın çalkantılı dönemi olan Sengoku döneminde geçiyor. Bu dönem Japonya’nın iç karışıklarla sıkıntılar yaşadığı ve savaşın olduğu bir dönem olarak göze çarpıyor. Bu iç savaşlar beylikler arası olmuş ve oyunun hikayesinin asıl kaynağı bu olaylar. Ana karakterimizin beyliği, eski Göktürk kabilesi olan Ashina beyliği tarafından saldırıya uğruyor ve bunun üzerine oyunun ana karakteri kaçırılıyor. Sadece Sengoku dönemi değil genel olarak içinde yaşanılan dönem çok iyi işlenmiş. Oyun bize Japon müzikleri ve Japonya’nın kaos dolu topraklarının ortamını fazlasıyla başarılı bir şekilde sunuyor.


Ölüp ölüp dirilmeye hazır mısın?

Oyunda en kritik nokta ana karakterimizin protez kolu. Ana karakterimizin kolunun böyle olmasının nedeni ise Ashina beyliği tarafından kaçırıldıktan sonra, tek kolunun kesilerek kolsuz bırakılması. Bu durum oyuna bambaşka bir dinamik katmış diyebiliriz. Nedeni ise oyunda karakterimizin platin kolunu geliştirerek, bosslara karşı daha rahat savaşabiliyoruz.

Oyunun çevre tasarımları ve harita keşfedilebilirliğinden bahsedecek olursak; oyunda araştırmadık yer bırakmak istemiyorsunuz. Bunun nedeni ise oyunun haritası sizi adeta içene çekiyor. Örneğin herhangi bir Japon mimarisinden birine giriyorsunuz, ortamı araştırırken etrafınızdaki görseller sizi adeta mest ediyor. Yapıların birbirine yakın olmasından kaynaklı olarak da sürekli olarak bir evden çıkıp diğerine geçiyorsunuz.

Tüm bu yapıların ve çevrenin yanı sıra bulutların renk tonları ile sonbahar teması harika bir atmosfer sunuyor. From Software, Dark Souls ve Bloodborne oyunlarının eleştirilen grafiklerini geliştirmeyi başarmış.


Oyunun Mekanikleri ve Dövüş Sistemi

Sekiro: Shadow Die Twice oyunun mekanikleri eşsiz. From Software ekibi bu konuda gerçekten harika bir iş başarmış: Bazı firmalar gibi oyunculara Dark Souls 3 veya Bloodborne oyunun mekaniklerinin aynısını kopyala yapıştır yapmayarak oyuncuları kandırmamışlar ve farklı bir oyun mekaniği ile karşımıza çıkarak, oyuncuların gönlünde tekrar taht kurmayı başardılar.

Dövüş sistemi ise hızlı ve bol aksiyonlu. Yeri geliyor sessiz sakin öldürüyorsun, yeri geliyor direk saldırıya geçiyorsun. Genelde, kolay boss savaşlarında sessiz yaklaşıyorsun ancak asıl boss savaşlarında bu durum malesef imkansız gibi bir şey. Sessiz yaklaşsanız bile bir kere hasar verdikten sonra fark edilecek ve onu tek vuruşunuzda öldüremeyeceksiniz, bu yüzden de size tavsiyem asıl boss savaşlarında direk saldırmanız tabi ki kafanızda bir plan oluşturun yoksa sabaha kadar aynı boss savaşını yaparsınız. Böyle oyunlarda dövüş mekaniklerinin ağır olmaması çok önemli, Sekiro: Shadows Die Twice’da bu duruma dikkat ederek hantal oynanıştan kaçınmış.


Oyunun Zorluk Seviyesi ve Envanter Sistemi

Öncelikle oyunun zorluğu normal değil açık bir şekilde zor. Oyunu ilk defa açan oyuncular isyan edip oyuna zorluk seviyesinin gelmesini istediler. İlk zamanlarda bende öyle düşünüyordum çünkü alışılacak gibi değildi. En son oynadığım From Software oyunu Bloodborne ardından 2 sene geçmişti o yüzden alışık değildim bu zorluğa. Ancak zamanla bu değişti, boss öldürmeye başladıkça oyunun zorluk seviyesi normal gelmeye başladı. Buna rağmen devamlı sıklıklarla oyunu silme aşamasına kadar geldim.

Oyunun envanterinde ise çok uzun zaman harcadım, bir oyunda envanter içerisinde bu kadar vakit geçirdiğimi hatırlamıyorum. Bunun nedeni ise eğer envanterinizi düzenlemezseniz, karşınıza çıkacak olan boss savaşlarına hazırlıklı olamazsanız, bu durumda ise sizi zorluk üzerine zorluk bekliyor olacak.


Oyunu Atmosferini Değiştiren Harika Müzikler

Oyunun müzikleri fazlasıyla dikkatimi çekti ve oyunu oynarken bana Japon kültürünü hissettirdi. Yer yer gerçek bir savaş hissiyatı vermeyi başaran müzikler, yer yer ise sakin ve ruh dinlendirici müzikler bulunuyor. Ben oyunu bitirdikten sonra müziklerini dinlemeye devam ediyorum. Eğer oyunu oynamışsanız oyundaki müziklerin güzelliğinin farkındasınızdır, oynamamış olsanız bile dinlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Özetle From Software yine harika bir iş başarmış. Sekiro harika ve eşsiz bir maceraya sürükleyen hikayesi ile sizi ekrana bağlarken, ölüp ölüp dirildiğiniz boss savaşları sabrınızın sınırlarını zorluyor. Eğer sabırlı bir oyuncu olduğunuzu düşünüyorsanız Sekiro bunun için çok yerinde bir test.

Sekiro: Shadows Die The Twice

Oynanış - 9
Hikaye - 8
Grafik - 7
Müzikler - 8

8

Sabrınız ve vaktiniz varsa fazlasıyla öneriyoruz

Sekiro: Shadows Die The Twice, oynamanızı öneririm. Kim istemez katana ve protez kol ile japon topraklarında savaşmayı.

Kullanıcı Puanı: İlk sen değerlendir !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




İlginizi Çekebilir

Kapalı
Kapalı
Kapalı