Gorytale [İnceleme]

Letonya ve Estonya merkezli, yeni indie stüdyo ‘NYAARGH!’‘ın ilk oyunu Gorytale, 19 Temmuz 2019 tarihinde Steam Store‘daki yerini alacak. NYAARGH! bünyesinde geliştirici olarak çalışan indie oyun aşığı Türk bir arkadaşımız da var. Kendisinin bize yolladığı e-posta sayesinde oyunu ön incelemeye alabilmiş olmaktan mutluluk duyuyoruz.

Şekerleme ve Meksika yemekleriyle dolu bir cehennem!

Gorytale; Serious Sam, Duke Nukem ya da Will Rock gibi oyunlardan aşina olduğumuz oynanışa sahip bir birinci şahıs nişancı oyunu. Gorytale‘ın öyle renkli, pofidik durduğuna bakmayın; çünkü oyunumuz baya baya cehennemde geçiyor. Evet yanlış okumadınız, ismini bilmediğimiz karakterimizi kontrol ederek “şekerden ve Meksika yemeklerinden yapılma bir cehennemde” çeşitli abur cuburlarla kapışıyoruz. Oyunu hikaye yönüyle ele alacak olursak, bir önceki cümleden başka bir şey söylemek mümkün değil. Bu yüzden gelin direkt genel oynanış mevzularına bir göz atalım.

Gorytale [İnceleme]

Sağlıksız beslenmeye karşı silah seçeneklerimiz

Oyunda düşmanlarımızı öldürebileceğimiz, öldürdükçe topladığımız altınlarla geliştirebildiğimiz 8 adet silahımız var. Bunlar pompalı tüfek, makineli tüfek, bir adet dubstep borazanı (favorim), ekmek kızartma makinesi, döner testere, bazuka, gülle atan bir top ve yakın dövüş için kullandığımız yumruklarımızOyuna yalnızca yumruklarımıza sahip bir şekilde başlıyoruz, diğer silahlar oyun ilerledikçe repertuvarımıza giriyor.

Gorytale‘de çoğu silah tahmin edebileceğiniz şekilde çalışıyor, ancak borazan ve ekmek kızartma makinesi pek normal “silahlar” değil diye düşünüyorum. Bu iki silahımızdan bahsedecek olursak, borazanımız biz üfledikçe dubstep “nameleri” saçarak yüksek bir alan hasarı yapıyor, fakat kullandıkça bize de hasar veriyor. Ekmek kızartma makinesi de karşımıza çıkan “hamur işi” düşmanlarımıza bir gönderme olacak ki, el bombası görevi görüyor.

Gorytale [İnceleme]

Gorytale‘de silahlar farklı hasar değerlerine sahip olsa da hepsinin tahribat şekli aynı. Yani bir düşmanı pompalı tüfekle de öldürseniz, döner testereyle de öldürseniz aynı şekilde parçalanıyor. Siz de takdir edersiniz ki adında “gory” (kan, organ parçaları, vahşet barındıran) geçen bir oyunda, tüm silahların aynı yıkımı yaratması pek iyi bir sunum olmamış.

Gorytale [İnceleme]

Bu başlığın son paragrafına gözlerimden kaçmayan bir tembelliği eklemek istiyorum. Evet değerli okur, NYAARGH!‘daki arkadaşlarımız bazı silahlarda şarjör değiştirme animasyonu yapmamak için, her şarjör değiştirdiğimizde elimizdeki silahın görüş alanımızdan çıkmasını sağlamış. Yani şarjör değiştirmek istediğimizde “takır tukur” sesler eşliğinde silahımız ekranımızdan çıkıyor, benzer sesler eşliğinde geri geliyor ve şarjör değişmiş oluyor.

Silah konusundan biraz uzaklaşıyorum, ancak oyunda sadece oyun başında ve oyun sonunda ara sahne (cutscene) olması da belki bu animasyon fobisinden kaynaklanıyordur diye düşünmeden edemiyorum.

Bölüm tasarımları ve canavar mekanikleri

Oyundaki bölüm tasarımlarına iki tema hakim. İlk bölümlerde klasik bir “şekerleme” teması hakimken, sonlara doğru Meksika yemeği‘ne uygun temalar göze çarpıyor. Temaya göre düşmanlarımız da şekilleniyor. Belirtmeden geçemeyeceğim, oyunda bölüm geçtikçe tasarım daha profesyonel bir hal almaya başlıyor, öyle ki ilk bölümlerde bölüm dizaynında kullanılan bazı objelerin ne olduğunu ilk bakışta anlamak bile zorken, son bölümler istenilen mesajı vermiş tematik öğeler içeriyor.

Gorytale [İnceleme]

Bu zamanla artan profesyonelliği düşmanlarımızın tasarımında da görüyoruz. Sadece görsel olarak değil, savaş mekaniği olarak da gelişiyor düşmanlarımız. Şimdi bu gelişmeyi bir zorluk artışı olarak görmek pek doğru olmaz, basbayağı ekibin ilk bölümlerde daha acemi olduğunu görüyoruz. Neden mi? Çünkü ilk bölümlerde marshmellowdan tutun cupcake’ine kadar tüm düşmanlarımız sadece bizi kovalamakla yetiniyor, yakalayınca da yanımızda durup bize bön bön bakarak hasar veriyorlar. İleriki bölümlerdeyse işin içine; pırt yaparak bizi zehirlemeye çalışan peynirler, yanımıza gelip patlayan acı biberler ve bize kaktüs füzeleri yollayan paprika biberleri gibi eğlenceli sayılabilecek tasarımlara sahip düşmanlar giriyor. Bunu bir zorluk artışı olarak görmememin sebebiyse, sıkıcı bir şekilde geri geri koşarken beni kovalayan şekerlemelere ateş etmenin, belli bir mekaniğe sahip düşmanlarla kapışmaya göre beni daha fazla zorlaması oldu. Sonuçta arkamı her daim göremiyorum değil mi?

Gorytale [İnceleme]

Boss dövüşleri

Gorytale 3 adet boss dövüşüne sahip. Önceki başlıklarda bahsettiğim “oyun ilerledikçe gelişen profesyonellik” burda da kendini gösteriyor. Öyle ki, ilk iki bossun tasarımı 15 dakikada yapılmış gibi duruyordu ve yenmeniz için yapmanız gereken tek şey düşmanlardan kaçarken arada bir bossa doğru ateş etmek. Oyundaki son boss ise tüm oyundaki en beğendiğim şeydi diyebilirim. Hem görsel tasarımı, hem mekanikleri daha profesyonelceydi. Son boss ile ilgili eklemek istediğim başka bir şey ise bu bossta oyunun genelindeki animasyon tembelliğinin yapılmamış olması. NYAARGH!‘a buradan animasyonlara önem verdiklerinde kalitenin ne kadar arttığını tekrar hatırlatmak istiyorum.

Gorytale [İnceleme]

Müzikler ve müzik kullanımı

Oyunun müzik kullanımıyla ilgili çok basit bir sistemi var. Aksiyon dışındayken, tahmin edebileceğiniz üzere tatlış “şekerleme” müzikleri çalıyor. Aksiyon başladığındaysa bu müzik kendini metal rifflerine bırakıyor. Bu yola yeni atılan NYAARGH!‘daki dostlarımız malesef müzik çeşitliliğini pek sağlayamamışlar, ancak sıkı bir heavy metal dinleyicisi olarak oyundaki çoğu riffin bayağı sağlam olduğunu eklemeden geçmek istemiyorum! Bir de müzikler kendini çok tekrarlıyor ve dürüst olmak gerekirse bir kaç hafta sonra şans eseri duysam, “Aa bu Gorytale‘de çalıyordu!” dedirteceklerini zannetmiyorum. Zira önceden dediğim gibi müzikal açıdan oyunda pek bir yenilik yaratılmaya çalışılmamış. Mesela oyunun varsayılan sakin müziği, aksiyonla beraber yavaş yavaş kendisinin bir heavy metal coverına dönüştürse tatlı olmaz mıydı?

Absürt komedi adına güzel bir teori, peki ya pratik ne alemde?

Gorytale [İnceleme]

Bakın çok net olacağım, Gorytale aslında yaratıcı bir fikir. Yani “Pamuk şekerden oluşan bir cehennem olsun, içinde abur cuburdan canavarlar olsun, adamın biri de bunları kesip biçsin” fikri gerçekten yaratıcı. Ancak… Oyunda bu yaratıcılığın meyvelerini hiç göremedim, yani dürüst olmak gerekirse Gorytale bu absürtlüğün hakkını vermeye çalışmıyor bile. Bol göndermeli, bol iğneleyici bir absürt komedi bekliyordum. Fakat oyunu oynadıkça pek istediğim tadı alamadım, çünkü oyunun doğası gereği “sözlü olmayan” bolca espriyle karşılaşacağımı düşünmüştüm. Açıkçası oyunun başlarında bu amaca hizmet eden bir kaç şey gördüm, gayet güldüm de. Ancak belirli bir seviyeden sonra bıçakla kesilmişcesine bitti. Karakterimizin bazı durumlarda yaptığı sesli yorumların klişeliğinden bahsetmeyeceğim bile!

NYAARGH! stüdyosunun ilk oyunu olduğunu unutmamalıyız

GorytaleNYAARGH! stüdyosundaki gençlerin herhangi bir maddi destek almadan, salt kendi emekleriyle ürettikleri bir indie oyun. Bu yüzden yazıda her ne kadar acımasızlaşsam da aslında bu arkadaşların hatalarından dersler çıkararak daha iyi işler başarabileceklerine inanıyorum. Çünkü fikirleri güzel, yaratıcılar ve hatta yeri geldiğinde zekice esprilere de sahipler. Ancak bu fikirleri pratiğe dökerken daha dikkatli ve daha az aceleci olmaları gerektiğine inanıyorum. Çünkü Gorytale besbelli aceleye gelmiş! Stüdyonun ileriki oyunlarında beni yazdığım bütün gömücü yorumlara pişman etmesini diliyor, aralarında bir Türk arkadaşımızın da bulunduğu NYAARGH! stüdyosunun Gorytale‘ini bir de kendisi denemek isteyenleri 19 Temmuz 2019‘da Steam Store‘a davet ediyorum.

Bu arada bol bol abur cubur ve indie konuşmuşken, “Muz Aromalı John Wick Simülatörü ‘My Friend Pedro’ incelememizi” hala okumadıysanız sizleri şuraya davet ediyorum.

Oynanış5
Hikaye2
Atmosfer4
Müzik4
Grafikler4
Okuyucu Derecelendirmesi0 Oy0
3.8
Sonuçlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Oynanış
Hikaye
Atmosfer
Müzik
Grafikler
Toplam Puan

Daha Fazla İçerik
Director Xenite Kapak
Zamanlar Arası Bir Ajan Olmak İster Misiniz? Director: Xenite [İnceleme]