Frostpunk [İnceleme]

Gerçek zamanlı bir strateji oyunu olup, akıllarda kalmanın en kolay yolu sanırım etkileyici bir atmosfere sahip olmaktan geçiyor. Bir strateji oyunu temel özelliklere sahip olduktan sonra görkemli bir atmosfere de sahipse, bu durum oyuncuyu tatmin etmeye yetiyor. Geçmişten gerek Total War serisini, gerekse The Battle for Middle Earth serisini bu konuya örnek olarak gösterebiliriz. Bu yazımızın konusu olan Frostpunk ise son zamanlarda ortaya çıkıp, atmosferiyle kalbimizi kazanmayı başarmış bir oyun.

-100 °C soğukların hakim olduğu bir dünyada, hayatta kalma mücadelesi veren bir topluma liderlik ettiğimiz oyun, soğuk kışı iliklerine kadar hissettiriyor. 11 Bit Studios‘un, oyun dünyasına hediyesi bu Frostpunk‘ı gelin bu yazıda etraflıca konuşalım.

Kurtarılmayı bekleyen şehir

Öncelikle oyunun ana hikayesinden bahsedecek olursak, 19. yüzyılda aniden soğuyan yerküre uzun bir buz çağına giriyor. Bu süreçte Sanayi Devrimini Londra’da, iliklerinde yaşamakta olan bir grup insan da hayatta kalmak için kuzeye doğru yola çıkıyor. Nihayetinde grup, etrafı kayalıklarla çevrili bir olan ve ortasında devasa bir sobanın yer aldığı bir ovaya varıyor. Frostpunk da bizim görevimiz de tam bu noktadan sonra başlıyor. Grubun lideri olarak yapmamız gereken halkı soğuktan, açlıktan ve en önemlisi de ölümden korumak.

Ölümü yenmenin yolu da kaynak ve insan yönetimini iyi yapmaktan geçiyor. Özellikle de soğuğa karşı tek silahınız olan jeneratör devamlı çalışmaya devam etmeli. Bunun için de gerek madenlerde kazarak gerekse de ağaç kabuklarını yakarak kömür elde etmelisiniz. Bunun yanı sıra binalar inşa etmek için odun ve çelik toplamalı, yiyecek ihtiyacını karşılamak için de insanları ava göndermelisiniz.

Frostpunk‘ta diğer dikkat etmeniz gereken nokta ise insan yönetimi. Oyunda üç farklı insan tipi bulunuyor: işçi, mühendis ve çocuk. Şehirde bazı görevleri spesifik tipteki insanlar yerine getirebiliyor. Örneğin doktorluğu sadece mühendisler yaparken, kaşif olarak sadece işçiler görevlendiriliyor. Oyunda, özellikle de zorluk seviyesi de arttıkça, nerede kimden kaç adet çalışacağı büyük önem arz ediyor.

Vicdanı zorlayan kararlar

Yine de doğru kaynak yönetimi dahi Frotspunk‘ta başarılı olmanız için yeterli olmuyor. İşler ne kadar iyi giderse gitsin, hikaye ilerledikçe bir süre sonra vicdanlara ters almanız gerekiyor. Yeri geldiğinde çocukları madenlerde çalıştırmanız, yeri geldiğinde ise başka göçmenleri soğuğa, ölüme terk etmek zorunda kalıyorsunuz. Böylelikle bir yerde oyundaki başarınız, sizin ne kadar metanetli olduğunuz ile doğru orantılı hale geliyor. Hayatta kalabilmek için soğuk ve açlığın yanı sıra vicdanınızın sesiyle de savaşmanız gerekiyor.

Oyunda denge kurmamız gereken birer umut ve hoşnutsuzluk barları bulunuyor. Kış ilerledikçe de bu barlar aleyhinize işliyor. Dahası her soğuk geçen gece, her yatağa boş mideyle giren işçi ve her yeni ölüm umut seviyesini düşürürken, hoşnutsuzluk barını da zamanla dolduruyor. Halkınızın geleceği ümidi kalmadığında ya da hoşnutsuzluk tavan yaptığında da toplum, liderleri olan sizi suçluyor ve sonunuz jeneratörün tepesindeki darağacı oluyor. Bu sondan kaçınmak için ise yeni yasalar çıkarabilir, dahası teokrasi veya despotizm ile grubu yöneterek size karşı çıkanları ortadan kaldırabilirsiniz.

Hikaye ve oynanışın sahip olduğu tüm etkileyici atmosferin en önemli etkeni olarak ise, oyundaki sanat çalışmasını göstersek yanlış olmaz. Frostpunk‘ta oyunun girişinden itibaren yer alan videolar sizi direkt soğuğun içerisine bırakıyor. Devamında senaryo ilerledikçe karşınıza çıkan her olayda arka plandaki çizimler de oldukça başarılı. Karakterler tarihteki çetin zamanların insanlarını anımsatacak şekilde yansıtılmış. Bunlara ek olarak da şehrin tasarımı tek kelimeyle harika. Steampunk bir dünyada yer alan mülteci şehri tüm detayı ile aktarılmış. 11 Bit Studios‘un Frostpunk ile yakaladığı başarıda aslan payını oyunun görselliğine vermek gerekiyor.

Oyunun müzikleri ise görselliğin muhteşemliğine tamamen ayak uyduruyor. Öyle ki hikayenin en umutsuz olduğu anda yükselen müzik tüyleri diken diken etmeye yetiyor. Bu oyun ile ödülleri bir bir toplayan bestekar Piotr Musiał’ı bu hususta tebrik etmek gerekiyor. Frostpunk‘ta müziğin yükseldiği her noktada dramanın seviyesi de adeta tavan yapıyor.

Sonuç olarak, kara kışa karşı amansızca mücadele verilen Frostpunk oldukça eşsiz bir yapım. Kaynak ve insan yönetiminin sınırlarını zorlayan oyun, özellikle de vicdanları alt ederek pek çok oyuncuyu hazin sonla baş başa bırakıyor. Gecenin yarısında kapı pencereyi açarak, soğuğu içinizde hissetmeyi arzulatan Frostpunk‘ı, tüm okuyucularımıza ekseriyetle tavsiye ediyorum.

Oynanış8
Hikaye9
Atmosfer10
Grafikler9
Müzik8.8
Okuyucu Derecelendirmesi1 Oy10
9
Frostpunk
Frostpunk, müziği görselliği ama en önemlisi temasıyla harika bir kaynak yönetim oyunu. Vicdanları zorlayan bu oyunu tüm okurlarımıza tavsiye ediyorum.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Oynanış
Hikaye
Atmosfer
Grafikler
Müzik
Toplam Puan

Daha Fazla İçerik
Director Xenite Kapak
Zamanlar Arası Bir Ajan Olmak İster Misiniz? Director: Xenite [İnceleme]