Kış Soğuğunu Yaza Ortak Edecek 7 Oyun

Geçtiğimiz gün itibariyle Kuzey Yarımküre olarak yaza giriş yaptık. Bu sıralar havalar da bunu sonuna kadar ispatlamak istercesine tüm sıcaklığıyla ortalığı kavuruyor. Hal böyleyken serinlemek için elimize geçen her fırsatı değerlendirmeye çalışıyoruz. Açıkçası tüm o soğuğu, fırtınası ve çilesine rağmen kışı, özellikle de o beyaz güzelliğiyle bayağı bir özlemeye başladım. Sırf bu yüzden bembeyaz atmosferleri ile gönüllere kazanmış oyunları sizler için bir araya getirdim. İşte huzurlarınızda yazın sıcağına iyi yedi kış oyunu.

1) SKIFREE

Açık olmak gerekirse etkileyici atmosfer ve görsellik diye yazıya giriş yapıp, ardından Skifree ile devam etmek biraz garip kaçıyor, kabul ediyorum. Ancak her listede olduğu gibi nostalji yükünü taşıyacak ve video oyunlarının aslında uzun bir süredir hayatlarımızda olduğunu kanıtlayacak bir yapıma ihtiyaç vardı. 27 yaşındaki Skifree tam da bu vizyonla bugünkü yedilide yer alıyor.

Malum oyunumuz aslında Fortran ile yazılmış, oldukça basit bir oyun. Bir dağın zirvesinden slalom, üçlü slalom ya da free-style fark etmez, karakterimizle sizin seçiminize göre kaymaya başlıyoruz. Skifree‘nin nihai amacı ise; bir yandan estetik hareketler yaparak puan toplarken, diğer yandan da ağaç, köpek ya da diğer kayakçılar gibi engellere çarpmadan dağın eteklerine varmak. Oyunun en zevkli detayı ise yolculuğunuzun bir kısmından sonra Yeti peşine düşüyor. Eğer Yeti sizi o çubuk kollarıyla yakalarsa da bir güzel mideye indiriyor. İşte bu zevkli kovalamaca ve çocukluğumuzun harcadığı saatler hürmetine Skifree kış listemizin ilk üyesi.

2) CALL OF DUTY II

Aslında ikinci oyunumuz da pek yeni sayılmaz, dahası yıllanmış şarap misali bir yapımla karşınızdayız. İkinci Dünya Savaşını konu edinen ve bol bol Nazi teptiğimiz Call of Duty II, çıktığı 2005 yılında oyuncuların beğenisini kazanmıştı. Bunun en başlıca sebebi hiç kuşkusuz oyunun dönem ötesi görsellere sahip olmasıydı. Gerek Kuzey Afrika Çöllerinde kavrulduğumuz gerekse Orta Avrupa’da iliklerimize kadar ıslandığımız oyun oldukça etkileyiciydi. Ne var ki her ikisi de Sovyet Rusya kampanyasına yaklaşamazdı. Moskova’dan Stalingard’a kara kışın ortasında Pvt. Vasili Ivanovich Koslov ile savaşmak bugün bile birçoklarının özlem duyduğu bir mesele.

Şöyle bir düşününce, Komiser Letlev’in milyonları sokağa dökecek konuşması ve bolca patates fırlatma idmanlarıyla başlayan Kızıl Ordu kariyerimizde neler yapmadık ki… Panzerlerin dibine sokulup koca tankları imha ettiğimiz günler de oldu, yıkık şehri boydan boya geçerek telgraf hattını onardığımız da. Yeri geldiğinde dev tesisat borularında yaşam mücadelesi verdik, yeri geldiğinde ise azılı bir keskin nişancıya dönüştük. Görevimiz ne olursa olsun kampanyanın ortak paydası Sovyet Rusyası’nın görkemli beyazıydı. Askerlerin ağzından çıkan buharı bir hafta konuştuğumuz, mosmor eller ve donmuş bedenleriyle Call of Duty II, etkileyici kışıyla birlikte hala ekran başında soğuğunu hissettiren bir oyun.

3) ALTO’S ADVENTURE

Listenin sıradaki oyunu olarak huzurunuzda bir mobil oyun var, zira neden olmasın. Tepelerdeki yel değirmenleri, kırmızı kiremitli mahalleleri ve bitmeyen karnavalları ile Alto’s Adventure eşsiz kış portreleri sunan bir yapım.

Alto’s Adventure, basit olarak dağ tepe snowboard ile kaydığımız sonsuz bir oyun. Amacımız kaçan lamaları, evet lama şu tüküren koyunlar, bir bir yakalamak. Bunu yanı sıra düştüğünüz yerden devam etmenizi sağlayacak paraları da toplamalısınız. Ayrıca oyun size bir takım görevler veriyor ve siz bunları yerine getirdikçe de seviye atlıyorsunuz. Yüksek seviyelere ilerledikçe yeni karakterler açıp maceranızı daha zevkli hale getirmeniz mümkün.

Oyunu güzel kılan ise sahip olduğu dingin hava. Hani kışın sabah kalkar da her yeri beyaz görürsünüz ve uyku sersemliğinde tüm o beyazlığı seyrederken kaybolursunuz ya, oyun da tam o atmosfere sahip. Gerek çizimleri gerekse müziğiyle Alto’s Adventure kışın sakin havasını telefonlarınıza yansıtıyor.

4) FROSTPUNK

Ne yalan söyleyeyim, Frostpunk çıktığı günden beridir şahsımın göz bebeği oyunu. Elime geçen her fırsatta 11 Bit Studios‘un oyununu baştan sona bir güzel övdüm, övmeye de devam edeceğim. Bunun başlıca sebepleri arasında ise senaryonun kalbimi fethetmesi, Piotr Musial‘ın harika müzikleri,  baştan sona özgün bir sanat çalışması hatta stüdyo ile olan platonik ilişkimi bile sayabiliriz. Fakat hepsinin ötesinde Frostpuk‘ın gönlümü çalmasındaki ana neden, oyunda kışın bizi tüm acımasızlığıyla bekliyor olması.

Zamanı geldiğinde -150 °C soğuğun yaşandığı bir ortamda, dev bir soba etrafında yüzlerce hayatta tutmaya çalışmak oldukça zor. Soğuktan donan insanlar, çöken madenlerde esir kalmış işçi çocuklar, ölümün habercisi açlık ve hastalık… Hepsinin kaynağı olan kara kışa karşı verilen bu mücadele Frostpunk‘ı eşsiz kılıyor. Kaynak yönetiminin sınırlarını zorlayan oyun, özellikle de acemilerin vicdanlarını alt ederek pek çok oyuncuyu hazin sonla baş başa bırakıyor. Gecenin yarısında kapı pencereyi açarak, soğuğu içinizde hissetmeyi arzulatan Frostpunk, kışla özdeşleşen yapımlardan bir diğeri.

5) FAR CRY 4

Far Cry 3, Jason Brody ve arkadaşlarının hapsoldukları adadan kurtulma hikayesi ve tabii ki maceranın kötü adamı Vaas ile birlikte şüphesiz serinin en keyifli oyunlarından biri. Devamında gelen yapım ise adeta Ubisoft tarafından “Bozuk değilse tamir etme.” anlayışıyla ortaya koyulmuştu. Oyunda annesinin son arzusunu yerine getirmek üzere Himalayalara gelen Ajay Ghale, burada tıkılı kalıp ve ailesinin geçmişinin izinden yürüyerek kendi yolunu çiziyordu. Dahası oyuncular, seride bir kez daha kendilerini beyni yıkanmış bir külte karşı, başka bir tarikat için savaşırken bulunca da; Far Cry 4 bir önceki oyunu kopyaladığına dair eleştirilere maruz kalmıştı.

Yine de yapımla ilgili tüm eleştiriler bir yana herkesin hemfikir olduğu konu vardı ki, o da Himalayaların görkemli atmosferi. Dağlarda geçen bütün görevler özellikle de ‘Sermon on the Mount’ görevi, harika görselliğiyle beraber oyunculara zor vakitler de yaşatıyor. Yükselen irtifa sebebiyle kısıtlı oksijen miktarı bir yandan zamanla karşı yarış vermenize sebep olurken, tipi fırtına da görüş mesafenizi yok edip daha çok işinizi zorlaştırıyor. Bunlara dağları mesken tutmuş boz ayılar, kar leoparları, kartallar ve nice vahşi hayvanlar da eklenince oyunda Himalayalarda güvenle gezmek neredeyse imkansız.

Yukarıda bahsettiğimiz yeri geldiğinde çileden çıkaran unsurların yanı sıra oldukça seyir zevki yüksek dağ atmosferiyle Far Cry 4, beyaz mevsimi çağrıştıran diğer bir oyun. Bilhassa ‘Valley of the Yetis’ kış tecrübesini fantastik seviyesine çeken yapım, bu listede yer almayı hak ediyor.

6) THE LONG DARK

The Long Dark denince akla gelen ilk detay, aynı zamanda konuştuğumuz diğer yapımların yanına yaklaşamayacağı bir özelliği olan, oyunun sahip olduğu eşsiz manzaralar. Sonuçta pek az oyun Kanada’nın tayga ormanlarında Kuzey Işıkları altında yolculuk garantisi veriyor. Karakteriniz soğuktan, açlıktan ya da susuzluktan bitap düşmüşken bile, huzurunuza muhteşem bir kış manzarası koyarak sizi sizden alan oyun, bu yönüyle takdiri hak ediyor.

Bilmeyenler için, The Long Dark‘ta oyuncuya iki farklı seçenek sunuluyor. İsterseniz hikaye modunda uçağı düşmüş pilot William Mackenzie’ye eşlik edebileceğiniz gibi, ucu açık modu açarak hikayeden bağımsız, izcilik kabiliyetlerinizi de sınayabilirsiniz. Her iki modda da kesin olan bir gerçek var, o da Kanada’nın kışını yenip hayatta kalmalısınız. Bunun içinse terk edilmiş kasabaları veya sahipsiz arabaları yağmalayarak, karnınız tok sırtınız da pek bir şekilde tehlikelere karşı tetikte olmalısınız. Çünkü vahşi yaşamda sizler gibi hayatta kalmaya çalışan başka canlılarda mevcut ve tıpkı sizin gibi bunun için her şeyi yaparlar. Unutmayın avlanırken bir kurt sürüsüyle karşılaşmak yahut güvenli bir uyku için girdiğiniz mağarada bir ayıya yem olmak, The Long Dark‘ta imkan dahilinde olaylar.

Bir yandan harika görselliğiyle oyuncuyu kendine aşık ederken, diğer yandan soğuğu ve kıtlığıyla bezdiren bu yapım, kışa en çok yakışan oyunlar arasında.

7) THE ELDER SCROLLS V: SKYRIM

‘Dragonborn’un epik hikayesi yanında ejderhalar, devler, troller ve diğer tüm fantastik öğeler de eklenince The Elder Scrolls V: Skyrim, şüphesiz ki video oyunlarının gözdelerinden biri. Tüm bu hikayeye ev sahipliği yapan açık dünya ve her yeni başlangıçta farklı bir deneyime izin veren karakter sistemi de eklenince oyun daha harika bir hal alıyor. Dahası söz konusu oyunun, sonsuz mod desteğiyle oyuncunun şekillendirmesine müsait olması, yapımın oyuncular için ayrı bir değere sahip olmasında başlıca sebep.

Skyrim’in karlı dorukları ise tüm oyunu en iyi özetleyen simgelerden biri. Öyle ki zaman zaman harika görsellere tanıklık ettiğimiz kuzey toprakları, amansız mücadeleleriyle de pek çok oyuncunu aklına kazanmıştı. Ejderdoğan efsanesinin epikliğini yükselten, her görüldüğünde zihinlerde Dovakhiin’i tetikleyen, düşününce bile ‘Fus Ro Dah’ yankılarını duyar gibi olduğum zirveleriyle The Elder Scrolls V: Skyrim, listemizin olmasa oluru.

En nihayetinde pencereden şöyle bir bakınca içimizin üşüdüğü bugünlerde bu söz konusu yedi oyun, tüm kar ve soğuğuyla kendilerini bize hatırlatıyor. Kiminin kışın tatlı ve saf, kimininse sert ve acımasız yönlerini öne çıkararak ve sonuç olarak harika manzaralar barındıran bu yedi yapım, benim yaz kaçamaklarım. Açıkçası soğuk bir içecek ve konforlu bir ortamda şu listenin keyfini çıkarmayı düşünüyorum. Bu arada size kışı anımsatan oyunları, yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir